Size kendi okulumdan bahsedeyim. Benim gözümde Hacettepe Üniversitesi 2 ayrı dünyadır. Bu dünyalardan birisi Sıhhiye Kampüsü. Kendisi haliyle Sıhhiye semtinde olup diş hekimliği, tıp, hemşirelik gibi fakülteleri ve SKS Dairesi Başkanlığı gibi bölümleri kapsar ve umuma açıktır çünkü Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’yle iç içedir. Dolayısıyla Sıhhiye’de kampüs havası hissedemezsiniz. Hastalar, hasta yakınları, yoldan öylesine geçenler, öğrenciler… Üniversite ortamının olduğunu pek söyleyemeyeceğim. Ama şehrin merkezindedir ve Ankara’nın her yerinden oraya ulaşım oldukça rahattır.
Bunun yanında bir de Beytepe Kampüsü vardır ki Ankara’yı bilenler bilir Beytepe gerçekten de Ankara’dan ayrı bir köy gibidir. Eskişehir Yolu’nda Eskişehir istikametine giderken sol tarafınızdaki tepelerin arkasında kalır bu “köy”. Bir kere hava sıcaklığı merkeze göre en az 2 derece rahatlıkla oynar. Buzda kayıp düşmeden kışı atlatmak zordur. Ulaşım 230 no’lu otobüsler ve semt servisleriyle sağlanır ancak o kadar kalabalık olur ki otobüsler ayakta duracak yer bulursanız kendinizi şanslı sayarsınız. Konservatuvar, ve meslek yüksekokullarının dışında kalan tüm bölümler ve rektörlük binası burada toplanmıştır.
Yine de güzeldir Beytepe Kampüsü. Beycafe, Beytepe Alışveriş Merkezi (BAM), City, Nacho, Kantin gibi cafeleriyle; 230no’lu otobüsü, amfi tiyatrosu, stadyumu, şenlikleriyle, bol yeşilliğiyle üniversite öğrencisi için güzel bir sosyal alandır. Özellikle de başka şehirlerden Ankara’ya gelecekler seveceklerdir, eminim.
bu tam bi yalan. hiç de memnun değiliz beytepe’den. kaçıncı yüzyıldayız, insanlar artık ışınlanmayı bulucak biz hala internete rahatça giremiyoruz. gelmeyin hacettepeye. lanet bi yer.