İÜ mezunu olduğum halde, sırf ingilizce şartı yok diye bu okula başvurdum. Tezli Yüksek Lisans yapılan bu bölümün kontenjanı 15 kişiydi, mülakatta da 62 kişi vardı. O sabahki aksiliğe bakın ki beyaz gömleğimi bulamamıştım ve sol cebinde mürekkep lekesi bulunan kahverengi, kareli gömleğimi, açık kahve renkli takımın altına giymiştim. Bu yüzden de okuldan çıkana dek, sıcak havada ceketimi iliklemek zorunda kalmıştım. Ve hatta mülakatta olumsuz intibaya sebep olduğunu bile düşünmüştüm. Neyse.
Mülakatta 3 kişi vardı: 2si bay, 1i bayan. ‘Merhabalar, nasılsınız?’ diyerek içeri girdim. Önce kendimi tanıtmamı istediler. Yaptığım tanıtımın sonunda, başvurduğum programın doktorasını Türkiye’de açmayı düşündüğümü söyleyince bana güldüler. Sonra da bayağı bir zorladılar beni. Sorularını cevapsız bırakmadım, hatırlamadığım zaman da bunu ifade ettim. Beni almayacaklarını düşünmüştüm. Hatta bundan emindim bile. Ama mülakat sonuçları birkaç gün sonra internetten ilan edilince… İşte o an dünyalar benim olmuştu! Çünkü ismim, listenin en başında yer alıyordu!
Geçen gün gidip, zar zor denkleştirdiğim harcımı yatırdım ve kaydımı yaptırdım. Hayırlısı olsun… Darısı herkesin başına.
mülakatta ne tür sorular sorulduğunu söyleyebilir misin ve örnek verebilir misin?
Mülakatta kendimi tanıtmam istendi, sonrasında ise Vadeli İşlemler Borsasında işlem yapabilme, vade günü pozisyonun kapatılması, menkul Kıymet-Sermeye Piyasası araçları farkı ve Belediyelerin tahvil çıkarıp çıkaramayacakları soruldu.