Geçenlerde izleyecek filmim kalmadığını gördüm, arkadaştan bir film istedim bu filmi önerdi.
2002 yapımı bir film. Filmi aldığım arkadaş solcu bir arkadaş görüşünden taviz vermez. Bir de film isminden olsa gerek ben eşitlikle, komünizmle ilgili bir film bekliyorum. Filmde tüm insanlar duygularını kullanamamaları için her gün bir ilaç kullanmak zorundalar, kullanmazlarsa cezalandırıyorlar. Örneğin masanın üstünde gereksiz bir şey olamaz; çiçek, fotoğraf vs gibi. Kullandığınız, yaptığınız her şeyin bir işlevi olmalı. Göze hoş geldiği için ya da sevdiğiniz için bir şey yapmanız yasak zaten o ilacı kullanmanız bunları yapmanızı engelliyor.
Olay komünizm mantığı gibi yani herkes elinden geleni yapsın, herkes eşit şartlarda yaşasın, herkese aynı şeyler sağlansın. Tabi durum böyle olunca insanlar insanlıktan çıkıyor.
Filmin sonunda da;
….. Buradan sonrasını izleyecek varsa okumasın…..
İnsanların eşit şartlarda yaşamasının imkansızlığı yalnız filmlerde değil ki ;gerçek hayatta da öyle değilmi zaten?…
Yani, en başta zeka farkı var buradan da yapabileceklerinin limiti belli oluyor. Herkes çalışıp eşit maaşı alacaksa ben kız yurdunda güvenlik olmayı seçiyorum onu ben kaptım siz başka bulun:) hem bütün gün oturuyorsun hem..
Orada açık kadro varsa bizi de hatırlayın
komunizmin tanımlarından biriside şudur sevgili eşit maaşçı arkadaşlarım:
herkesin emeğine göre para..
bir daha düşünün saygıdeğer dostlarım
şu anda da öyle değil mi çalışan kazanıyor
yok herkesin emegine göre ücretlendirilmesi sosyalizm herkesin ihtiyacına göre dagılımsa komunizmde
komunizmde patron yoktur.mesela bir işyerinde 20 kişi çalışıyor ayda 100 milyar para kazandırıyorlar ama maaşları 1 milyar yani 80 milyar patrona gidiyor.komunizmde ise bu böyle değil.kazanılan para 20 ye bölünüyor yani işçiler işyerinde hissedar konumunda oluyor.kimse birbiriyle aynı maaşı alır diye birşey yok.düşünce emeği ve fiziksel emek farklıdır.bilim adamı oturduğu yerden günde 12 saat çalışan işçiden fazla para alabilir.umarım aydınlatıcı olmuşumdur.
sen bilim adamının o parayı oturduğu yerden aldığını düşünüyorsan ya da o oturduğu yere nasıl geldiği hakkında hiç düşünmüyorsan; boşver aydınlanmayalım