Geçen pazartesi Kardeş Türküler “Barış İçin Sanat” demek için Yıldız Teknik Üniversitesindeydi. Her zamanki gibi barışın simgesi
olan renge, beyaza bürünmüşlerdi.Oditoryum hiç bu kadar dolu olmamıştır herhalde. merdivenler, koridorlar kapı ağzına kadar doluydu.
Peki kimdir Kardeş Türküler? 1993 yılında Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü‘nün müzik birimi tarafından hazırlanan bir konser çalışmasının adı olarak gündeme geldi Kardeş Türküler. Türk, Kürt, Azeri, Ermeni ana bölümlerinden oluşan halk şarkılarını kendi dillerinde yorumluyorlardı. İsimmlerinden de geldiği üzere politik anlamda ‘kardeşlik içinde bir arada yaşama’ ilkesine dayanarak, halklar arasında yaratılmaya çalışılan kutuplaşma ve gerilime müzikal düzlemde cevaplar geliştirmeye çalışıyordu. Daha sonraki dönemlerde Kardeş Türküler çalışması, değişik kültürlere ait şarkılara da yönelerek repertuarını genişletmeye başladı: Laz, Gürcü, Çerkez, Çingene, Mekadon, Alevi vs. ezgileri müzik topluluğunun oluşturmaya çalıştığı düzenleme anlayışı içinde biçimlendirilerek icra edildi.
Daha önce de İTÜ‘ de büyük bir hayranlıkla izlediğim grup 2 gün önce de YTÜ’deydi. Bir ilkokul için bir yardım konseriydi bu. Sanat denen olgunun ne olduğunu bütün varlığınızla hissedebiliyorsunuz bu grubu dinlerken. Bende olduğu gibi çevremdeki herkes de dikkat kesilmiş hayranlıkla izliyordu grubu. Her birinin sesi ayrı bir güzel, ayrı bir anlam ve duygu yüklü. Sürekli yer değiştiriyorlar. Hepsinin birden çok enstruman kullandığı bir gerçek. Özellikle içlerinden birine büyük bi hayranlık duydum. Burcu Yankın. Burcu güzel sesiyle konseri açan kişi oldu ve daha sonra enstrumandan enstrumana geçti. Gerçekten büyük yetenek. Öyle bir hissederek çalıyor ki kendinizi onun yerinde bile hissedebiliyorsunuz. Çıkıp aynı şeyi yapabilecekmiş gibi hissediyorsunuz. Her bir üyesini uzun uzun anlatabilirim aslında. Herkesin mutlaka böyle bir sanatı, bu grubu, müziklerini tecrübe etmesini öneririm.