İnsanoğlunun içerisinde daima onu suya çeken bir etki mevcut olmuştur; gerek kokusu, gerek ışıltılı görüntüsü, gerekse de bazen sakin dingin, bazen vahşi çalkantılı yapısı bizi kendine çekmiştir. Ve her zaman içimizdeki keşif duygusu bizi onun yanına itmiştir. Acaba suyun altında ne vardır? Böylece Âdemoğlu dalgıçlıkla tanışmıştır. Bilinen ilk dalgıç Gılgameş olup deniz dibindeki ölümsüzlük otuyla amacına ulaşmıştır. (Kendini ve sualtındaki dünyayı keşfetmiştir). Kimi zaman insanoğlu yalnızca yaşayabilmek için dalmıştır derin sulara zıpkınla balık avlamış, nefesi kesilinceye kadar sünger toplamıştır. Zarif boyunları, narin kulakları süsleyen incileri çıkarmışlardır (Kızıl Deniz’de, İran sularında). Suyun içindeki dünya’ya ilgi duymayan bir kişi bile yoktur aslında, zira insanın kendi kendine keşfidir bir bakıma (ganimette cabasıdır yanında), suyun içinde duyduğumuz seslerin çoğu içimizden gelir; Korku, bilinmezlik, sevinç, merak, heyecan…
Eskilerden daha şanslı olduğumuz kesin, ne Antik Yunan’daki dalgıçların paletleri vardı, ne de İran Körfezindeki zavallı inci avcılarının. Bize lazım olanlara bakacak olursak;
1. Maske: Görmek Bilmektir diyor bir filozof
2.Elbise: Bu şölene kıyafetsiz gidilemezdi elbette
3. Palet: Ortama uyum sağlamanın en kullanışlı aksesuarı (tabi yüzgeçleriniz yoksa)
4. Eldiven: Keşifçinin en büyük yardımcısı (bir sevgilinin ellerini tutar gibi) Denizdekiler hem narin olacaklar hem de tehlikeli.
5. Bıçak: Doğadaki adalet için dişiniz, pençeniz olacak (Ha bir de balık ağlarından kurtulmanızı sağlar)
6. Ağırlık: Bu ne şimdi demeyin, davete uygun kıyafetiniz pozitif yüzer bir madden yapıldığı için yer çekimine biraz yardımcı olmakta fayda var.
Ekipmanlar tamamlandıktan sonra mavi bilinmeyeni keşfe hazırız . Heey dur hemen derinlere dalma, bunun için ilk önce yapman gerekenleri oku;
A . Sualtındaki hareketleriniz kanınızdaki oksijen tüketimini arttıracağı için su altındaki hareketlerinizin o anın ürünleri olmaması gerekir (demek istediğim şey düşünceleriniz ile hareket etmek yerine, motor refleks haline gelmiş önceden çalışılmış güçlü ve yavaş hareketlerle ilerlemenizdir)
B . Çeşitli egzersizlerle dakikalık kalp atış sayımızı azaltmak. Ortalama bir insanin kalbi bir dakikada 70–75 kez atar, eğer bu sayıyı 50–55 seviyesine indirebilirseniz sualtında daha çok zaman geçirebilirsiniz. Yoga bunun için değişik teknikler içeriyor.
İyi eğlenceler dilerim