Yoğun final döneminde devrim döndüğünden kafamı dağıtmak için yapacak birşeyler aramaya
başladım. Aslında “yapılabilecekler” listem pek uzun değil ve listenin başında da “sinemaya gitmek” var. Bende listeyi daha fazla kurcalamadan sinemaya gitmeye karar verdim. Hemen Google’a girdim ve sinemada olan filmlere bi göz gezdirdim. Birçoğu daha önce duyduğum filmlerdi fakat biri daha yeni gelmişti; Paranormal Activity.
Hemen filmi araştırmaya başladım. Film bi çeşit korku filmi fakat diğerlerine pek benzemiyormuş. Hatta Milliyet‘te okuduğum haberine göre “en korkunç film” seçilmiş. Aslında bunu okuyunca kıllandım ama biraz daha inceleyince korkutucu birşey olduğuna kanaat getirdim. Neyse lafı fazla uzatmayayım. Bu bilgileri aldıktan sonra Paranormal Activitiy’ye gitmeye karar verdim. Yalnız yanıma bir arkadaş gerekiyordu ve malum korku filmine gidiyoruz tek gitmek olmaz hatta filmin tanıtım yazılarında ” tek gitmeyin” tarzıda uyarılarda vardı. Bunun üzerine filmden sonra arkadaş aramaya başladım. Kimi ararsam ya korktuğundan ya da finali olduğundan filme gelemedi. Neyse filme gelecek birini de zar zor da olsa buldum ve Taksim AFM’nin yolunu ilk matineye yetişmek üzere tuttuk.
Bu kadar geyik yeter biraz filmden bahsedeyim ;
Filmde hazırlık evresi yok gibi film başladıktan 5 dakika sonrasına kadar konuyu anlıyorsunuz. Klasik hayaletli ev muhabbeti. Tek farkı çekim tekniği ve işin gerçeğe yakın olması. Film baştan sona bir el kamerasıyla çekilen görüntülerden oluşuyor. Zaten filmin maliyeti yanılmıyorsam 11.000 dolar. Herhelde bu para da kameranın maliyetidir çünkü filmi izlediğinizde göreceksiniz ki kaset ve kamera maliyetinden başka gideri yok.
Fimin konusunda gelince; başroldeki çiftlerden birinin çocukluğundan beri peşinde olan bir hayaleti, cini var. Bundan dolayı evde bazı sesler ve olmaması gereken hareketler oluyor. Bunları bizim çiftimiz duyuyor ve görüyor ama olanları netleştirmek için yatak odalarını kamerayla izliyorlar. Bundan daha fazla detay vermeyeyim, seyir zevkiniz kaçmasın.
Filmin korkunç olup olmadığını sorarsanız bunu şöyle cevaplayabilirim; Eğer hayaletlerden, cinlerden korkan biriyseniz ve hayal gücünüz kuvvetliyse bu filmden bayağı bi etkileneceğiniz kesin. Eğer başınızdan bu tür bir cin hikayesi geçtiyse veya bu tür hikayeleri çok duyduysanız, gece yatarken en ufak bir tıkırtıyı bile takıntı haline getirebilirsiniz.
Kısacası bu filmi korkunç yapan 2 şey var. Birincisi filmin gerçekliğine inanmak, ikincisi ise sizin hayal gücünüz. Gerisi teferruat…..
Korku filminden hoşlanıyorsanız bu filmi de izlemenizi tavsiye ederim.
gitmeyin kendinizi boşu boşuna korkutmayın psikolojiyi bozmayın:))korkmayın gerilmek istiyorsanız gerilim filmine gidin korku ile gerilimi karıştırmayalım lütfen dikkat!
bence 10 numara film, bir korku filminden bu kadar keyif alacağım aklıma gelmezdi.. ben evde izledim filmi, ışıkları kapattım ve bilgisayara taktığım ses sistemini de sonuna kadar açtım. allah’tan ev arkadaşımı da benimle izlemeye ikna etmişim, böyle bir ortamda tek başıma kafayı yerdim heralde =)
korku filmi severlere mutlaka tavsiye ederim..