İstiklal Caddesinde bulunan bu sinemada öğrenciye her film sadece 8 TL. Her sinemada olduğu gibi buranın içindeki yiyecek alımları da biraz pahalıya mal oluyor. Örneğin su 2 TL kola 3 TL.
Sinema salonları ince ve uzun. Tavanı çok yüksek tarihi bir yer gibi dekore edilmiş. Lavabo bölümüne giden kapı filmin gösterildiği yerin tam önünde yer alıyor. Bu kapıdan bir girdikten sonra 1 kat çıkmak zorunda kalıyorsunuz. Bu sinemada lavaboya gitmek yorucu bir iş yani.
Yahşi Batı’yı izlemeye gitmiştik en son. Filmi koyduktan sonra ışığı açık unutmuşlardı. Birisi gidip söyleyince hemen kapattılar. Hiçbir sinemada böyle birşey yaşamamıştım. Ama yine de bu sinemada ses ve görüntü kalitesi muhteşemdi.
adamların salonda yerimizi gösterirken kullandığı el feneri madencilerin kullandıkları fenere benziyoR
biz de gittiğimizde 5-6 kişi vardı…
alkazar sinemaları…
Arkadaşlar bu tecrübe artık sadece nostaljık amaçlı okunabilecek.D
çünkü alkazar sinemaları gazetelerden aldığım bilgiye göre GEçtiğimiz 1Mart günü kapandı:(
Eğlence amaçlı kurulan işletmelere dayatılan vergilerin bazılarının kendilerine de konulduğunu öne sürüyorlar. Bu haberin yanında Türkiye’de sinemanın kültür ve sanat yerine eğlence olarak görüldüğünü söylüyorlar. Ayrıca bazı köşe yazarlarının dediklerine göre son 2 senede Türkiye’de 37 tane sinema kapanmış.
Sinema yönetimi 1994 yılında kurulan bu sinema ”germinal” filmi ile açılışını yapmıştı. Yöneticiler sinemayı büyük sinema işletmelerinin yanında rekabete katlanamadıklarından kapatmak zorunda kaldıklarını ilave ediyorlar… Sanırım böyle ucuz bir sinemayı nerede buluruz ben bilmiyorum
yorumuna ilişti gözüm taksimdeki ücra köşelerde sanat filmleri oynatan sinemaları araştırırken ve belki görmeyeceksin ama ufak bişeyler söylemek istedim.
ülkemizde sinema ve tiyatrolardan evet eğlence vergisi alıyorlar. sinemalarımız ve tiyatrolarımız, bar pavyon gibi eğlence merkezleriyle bir tutuluyor ve asla kültür -sanat kategorisinde görülmüyor. en basitinden bir iş bulma sitesine girip bile bakabilirsin . sanat bölümü oralarda bile eğlence kategorisinde.
yani bu ülkede sanata değer verilmediğinin en büyük kanıtlarından biridir bu. çünkü sanatı bir ihtiyac gibi değil pavyona gidip eğlenmekle aynı seviyede tutuyorlar.
ufak bir bilgi daha; şu anda geçerliliği kalmamıs olsada bundan 20 sene öncesinde tiyatrolarda oyunculuk yapan kadınların pavyonlarda ve genelevlerde çalışan kadınların sahip olduğu gibi sağlık karneleri vardı. yani turneye gitmeden önce hayat kadınlarıyla aynı kefeye konup sağlık muayenesinden geçiriliyorlardı.
ne kadar acımasız değil mi?
bundandır ki sinemalarda kapanır tiyatrolarda..