İstanbulun sembollerinden biri olan Galata Kulesi şehrin birçok noktasından görülebilen bir yapıdır. Bu yazımda ise ben sizlere oradan görünen şehri anlatacağım.
Öncelikle Galata Kulesine nasıl gidilir onu anlatayım. Taksim Meydanından gelmek isteyenler İstiklal Caddesini geçip tünele geldikten sonra müzik marketlerin olduğu sokaktan Karaköye doğru inerek Galata Kulesine ulaşabilirler. Metro hattı ile Şişhaneye geldikten sonra da bu dediğim yapılabilir. Galata Kulesi Karaköyde, bu yüzden bir şekilde Karaköye ulaşıp kuleye doğru ilerlersek de ona ulaşırız. Zeytinburnu-Kabataş tramvay hattı veya Sirkeciye,Eminönüne,Karaköye gelen vapurlarla da Galata Kulesi civarına ulaşım mümkün.
Kuleye çıkmak ücretli, ücret ise 5,5 lira. 5 lira olan ücret yeni zamlanmış, bu yüzden birçok sitede 5 lira olarak görüp yanılmayın. Ücret girişte ödeniyor ve bilet alınıyor. Daha sonra asansöre binilip yukarı çıkılıyor. Seyir bölgesinin 2 kat aşağısına kadar asansör var, yani indikten sonra 2 kat çıkmak gerekiyor. Ayrıca asansörden indiğiniz yerde tuvaletler mevcut.
Ben açık bir havada çıkmıştım, bu yüzden bayağı bir yeri seçebildim. Eğer hiç çıkmadıysanız hava biraz kapalı olsa da çıkın ve şehri seyredin. Eminim ki açıkken keyfi başka kapalıyken keyfi başka olacaktır.
Kuleye çıkınca görecekleriniz kesinlikle sizi büyüleyecektir.Eski ve yeni İstanbulu bir arada görmek gerçekten çok güzel bir durum.Seyrin yapıldığı yerde sağdan sola doğru hareket ediyoruz, ben de bu doğrultuda anlatayım göreceklerinizi.
Hangi noktada olursanız ayağınızın altında Karaköy olacak. Evlerin çatılarını inceleyin, bazıları özenle düzenlenmiş ve çok şıklar.Uzaklarda The Marmara Otel gösteriyor kendini, işte İstiklal Caddesi orada başlıyor ve bulunduğunuz yerde sona eriyor. Biraz sağda Mecidiyeköy var, gökdelenler var. Bu noktada dikkatli baktığınız zaman yeni açılan ve İstanbulun en yüksek yapısı olan Sapphire’i görebilirsiniz. Sonrasında Conrad Otel(beşiktaş) ve Boğaz Köprüsü kendini gösteriyor. Boğazda geçen gemiler ve vapur trafiği seyre değer. Karşıda ilk olarak Üsküdarı, sonrasında Kadıköyü görebiliyorsunuz ve bu iki ilçeni sembolü olan Kız Kulesi ve Haydarpaşa Tren Garını görmek mümkün. Uzakta adalar görülüyor, hava kapalı ise adaları görmeniz zorlaşacaktır. Biraz daha sağa doğru geldikçe Eski İstanbulu izliyorsunuz. Camilerin ve Sarayın ihtişamının önünde Haliç’e giriş ve Galata Köprüsü var. Burada da trafik yoğun. Biraz daha sağa doğru ilerleyince Halicin sonunu göreceksiniz.
Bu perspektifte çok güzel dakikalar geçirmek mümkün. İşin güzelliği ise ayrıntılarda gizli, bu yüzden acele etmeden seyredin İstanbulu. Eğer İstanbulu çok bilmiyorsanız yanınızda bilen birini bulundurmanızı öneririm. Herkese iyi gezmeler…
Hazenfer çelebi:) çok güzel bir paylaşım eline,duygularına,yüreğine sağlık:)