Meryem Ana Evi - Efes Selçuk

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (3 votes, average: 4.33 out of 5)
Loading ... Loading ...
Gönderen: canko on Çarşamba, Mayıs 5, 2010, 1:22

meryem ana Meryem Ana Evi   Efes Selçuk Geçtiğimiz yaz ailece Ege bölgesini gezmeye karar verdik. Ege bölgesine gidip de; Bülbül Dağı’ndaki Meryem Ana evine uğramadan oralardan geçmek olmazdı..Meryem Ana’ya gitmek için ; Aydın – Selçuk karayolundan ayrılarak, çam ağaçlarının arasından yaklaşık 9 – 10 km lik , asfalt bir yoldan geçerek Meryem Ana ‘nın evine ulaştık. Buraya ulaşırkende Efes harabelerinin Magnesia kapısının önünden geçiyorsunuz. Meryem Ana’nın evi ; dünyanın her yerinden gelen ziyaretçilerle turistlerle doluydu. 1967 yılında Papa 6.Paul ve 1979 yılında da Papa II. Jean Paul de burayı ziyarete gelmişlerdir. Bu sebeple burası; Hıristiyanlarca; ” Panaya Kapulu” yani; ” Meryem Ana Evi ” olarak adlandırılıyor ve Vatikan tarafından da kutsal bir yer ilan edilmiştir. Bu kutsal ev ; konum olarak yüksekçe bir tepede ve daha dar bir yolun sonunda olduğundan aracınızı otoparka bırakarak yürümeniz gerekiyor. Otopark civarındaki satıcılardan oraya ait minik heykeller; ikonlar gibi hatıra ve hediyelik eşyaları ucuza satın almak mümkün oluyor.

MERYEM ANA EVİ HAKKINDA BİLGİLER

O kadar kalabalığın çıkardığı gürültü ve uğultuya rağmen her kutsal mekan gibi; evin önüne gelindiğinde insanların bu tür mekanlara duydukları saygıdan olsa gerek bir anda büyük bir sessizlik hakim oluyor. Belki bu duygulardan belki de binanın eski ve taş olmasından; içerisinin oldukça serin olduğunu söyleyebilirim.

Meryem Ana’nın evi sanıldığı gibi öyle çok büyük ihtişamlı bir yapı değil. Aksine burası küçük mütevazi bir ev olarak da düşünebiliriz. Burası daha sonra küçük bir kilise ya da diğer adıyla şapel olarak restorasyon görmüş. Meryem Ana’nın evinden içeri girer girmez kendinizi bir sahanlıkta buluyorsunuz. Karşınıza gelen duvarın önünde Hz.Meryem’in büyükçe bir heykeli bulunuyor. Bu heykelin; buraya 19′ncu yüzyılda konduğu tahmin ediliyor. Tüm inananlar bu heykelin önünde ellerini açıp tanrıya dualarını ediyorlar. Heykelin yanıbaşında minik bir hazne içinde ziyaretçiler ve inananlar tarafından yakılmış mumlar bulunuyor. Bu bölümün hemen önünde de bir ocak olduğu tahmin ediliyor. Çünkü burada yapılan ilk kazı çalışmalarında MS. 1′nci yüzyıla ait olduğu sanılan bir takım ev kalıntıları ve kömür parçaları bulunmuş. Meryem Ana’nın evini gezerken oradaki görevliler sizi yönlendiriyorlar ve küçük evin içinde minik bir tur atarak evden çıkıyorsunuz. Duvarlardaki resim ve ikonların bir çoğunun tarihi nitelikte olduğunu fark edebiliyorsunuz. Evin duvarlarında; Kur-an da da ismi geçen Meryem Ana ile ilgili sure’ler var. Meryem Ana’dan Kur-an da da söz edilmektedir. Kuran-ı Kerim’de ise Meryem’in mezarının Selefko şehrinde ( bugünkü Silifke ) olduğu anlatılmaktadır. Gene aynı ev içinde ,diğer küçük bir bölümde de müslümanlar arzu ederlerse namaz kılabiliyor

MERYEM ANA EVİNİN TARİHÇESİ

Meryem Ana’nın yaşadığına inanılan bu ev; tarihçiler tarafından 1890 lı yıllarda bulunmuş Meryem An, oğlu İsa’nın ölümünden sonra ömrünün son günlerini burada geçirmiş ve 101 yaşında burada ölmüş. Buranın; MS.4 ncü yüzyılda inşa edildiği tahmin ediliyor. Buranın Meryem Ananın oturduğu yer olarak kabul edilmesinde Hz İsa tarafından takdis edildiğine inanılan Alman rahibe Anne Catharine Emmerich’in çok büyük katkısı var. Bir gün bu rahibe hastalanmış ve hasta yatağında bir çok dinsel olayı çok doğru bir şekilde yanındakilere anlatırmış. Yakınında bulunan kişiler de bu anlatılanları kayıt altına almışlar. O zamana kadar herkes Meryem’in Kudüs’te öldüğünü zannediyorken; bu rahibe ısrarla; Meryem Ana’nın aslında Ege bölgesinde bir dağda ve bir manastırda yaşadığını söylemiş. Daha sonra rahibenin bu söyledikleri bir kitap halinde yayınlanmış ve 1891 yılında kitaptaki bilgilerden yola çıkan bir ekip Bülbül Dağı’na gelip ve kitapta bahsedilen yıkık manastırı bulmuş. Daha da ilginci; hayatı boyunca ülkesinden dışarı çıkmamış olan bu rahibenin manastırla ilgili bütün detayları doğru anlattığı ortaya çıkmış. Böylece Hıristiyan alemi de Meryem’in son günlerini Kudüs’te değil Efes yakınlarındaki bu evde geçirdiğini öğrenmiş.Buranın Meryem Ana’nın evi olduğunu bütün Hıristiyan alemine duyururlar.

meryem ana evi Meryem Ana Evi   Efes Selçuk

MERYEM ANANIN GÖĞE YÜKSELİŞİ

Hz.İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra, İsa’nın arkadaşı ve havarisi olan St.Jean ; İsa’dan sonra Hıristiyanlık dinini yayma görevini üstlenmi.İsa’nın annesi Meryem’i de yanına alarak Kudüs’ten kaçmış ve birlikte Efes’e gelmişler.O dönemlerde Efes’te putperestlerin sayısı fazlaymış. St Jean, kimse zarar vermesin diye Meryem’i Bülbül Dağı’nda yaptırdığı kulübede gizlemiş. Meryem; burada tek başına yaşamış. St.Jean da her gün gizli gizli onu ziyarete eder ve ona yiyecek-içecek götürürmüş. Meryem Ana öldüğünde ona inanan aziz ve azizeler onu özel bir tabut içinde eve yaklaşık 2 km. uzaklıktaki bir mağara içinde bir yere gömmüşler. Cenaze törenine geç kalan Thomas adlı başka bir aziz; Meryem Ana’nın mezarını ziyaret edip dua etmek istemiş. Bu isteği kıramayan St Jean gece vakti yanlarında diğer aziz ve azizelerle mağaraya giderek cenazenin önünde dua etmek istemişler. St Jean; gömdüğünden emin olduğu tabutun bir kısmının dışarıda kaldığını görmüş ve şaşırmış. St Jean ve arkadaşları tabutu kontrol etmek isteyip ; tabutu açtıklarında çok şaşırmışlar. Çünkü meryem Ana’nın kefeni hiç bozulmamış vaziyette tabuttaymış ama içinde Meryem’in cesedi yokmuş. Meryem’in buradaki mezarını yalnızca bu grup bildiğinden dışarıdan birinin gelip tabutu açması da mümkün değilmiş.Bu sebeple Meryem Ana’nın göğe yükselip tanrının yanına gittiği inancı oluşmuştur. Bu olaydan sonra, bu grup tarafından mezarın bulunduğu mağaranın ağzı kapatılmış. Ev kiliseye çevrilmiş. Bu mağaranın evin çok yakınlarında olduğu biliniyor ama bir türlü bulunamamıştır.

Yolunuz Ege bölgesine; Aydın’a düşerse muhakkak Selçuk istikametine giderek burayı ziyaret edin. Oraya gittiğinizde tanrının her evinde olduğu gibi kendinizi tanrıya daha da yakın hissediyorsunuz. İnancınıza göre de Allah’a ,yüce yaratana duanızı edin.^Bence herkesin gerçekten görmesi gereken bir yer.

Şimdiden iyi yolculuklar…..



Bu yazı 9,858 kez okundu.


1 Yorum

  • 2010.05.14 18:38, admin söyledi:

    Benim de keyifle ziyaret ettiğim bir yer burası. Sanırım Türkiye’nin insanından çok diğer ülkelerden ziyaretçi alıyor. Herkesin ilk fırsatta görmesi gerektiğine inanıyorum.

    (Gerekli)
    (Gerekli,yayınlanmayacak)