Bir gün gelir ÖSS‘ ye girersiniz ve kazanırsınız. Memleketten, yuvadan, aileden ayrılma vakti gelmiştir. Gidersiniz sizi
çağıran yeni hayata doğru. Eğer tanıdık vs. yoksa (ki olsa da pek bir şey değişmez) bir yurda yerleşirsiniz. Derken odada iyisi kötüsü, zoru eğlencelisi zaman geçirirsiniz yeni arkadaşlarınızla. Birileri diğerlerine göre daha yakın gelir size ve can ciğer arkadaş olursunuz. Yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmez. Her yere birlikte gider her şeyi birlikte yaparsınız. Bir gün gelir yurt size yetmez artık. Daha çok gezmek, daha geç dönmek, ev partileri vermek, arkadaşlarınızda kalmak, yatağınız dışında bir yerde oturmak, keyfince tv izlemek istersiniz ve ailenizin başının etini yemeye başlarsınız eve çıkmak için. Bir şekilde de bunu başarırsınız. E tabi aynı zamanda o en yakın arkadaşınız da aynı şeyleri yapar veee birlikte eve çıkarsınız.
En başta her şey çok güzeldir. Birlikte yemek yapmak için heveslenirsiniz, gecelere birlikte akarsınız, tv karşısında uykuya dalarsınız, kendi bilgisayarınızla internette doyasıya takılırsınız. Bir süre sonra birbirinizde minik minik şeyler sinir bozmaya başlar. Temizlik, bulaşık, eve olur olmaz kişileri getirme gibi saçma sapan duyunca önemsiz görünen şeyler üstüste binince kapıyı neden hızlı kapatıyorsun bile sorun olmaya başlar. Ve bunlar başladıktan sonra da ne yaparsanız yapın o ev dağılmaya mahkumdur. Yoksa sonu cinayete bile varabilir. Acı ama gerçek… Ben çok yakınım olan artık kardeşim dediğim bir arkadaşımı bu şekilde kaybettim. Bu hikayeler çoktur zaten etrafınızda. Çocukluğundan beri kardeş gibi büyümüş insanlarda bile bunlar aynen gerçekleşiyor. Duyunca amannn biz öyle şeyleri dert edecek adamlar değiliz deseniz de zaman sizi hep aynı kapıya götürüyor. Her 100 arkadaştan 1′ i bunu başarabilir bence. Ben 99′luk kısımdayım. Hepinize o kalan 1′ lik kısımda olmanızı dilerim…
“yatağınız dışında bir yerde oturmak, keyfince tv izlemek istersiniz”
tamamen eve cıkmak ısteme sebebım yatagın yayları bır tarafıma batmaya başlamıştı son zamanlarda :S:S ama kurtuldum artık