YALAN! Toplumda erkek egosundan dolayı yaratılmış kavramdır bu. Şimdi okuyan bir çok kadın yalan değil kesinlikle diyecek ve kendini haklı çıkaran nedenler bulacak. Yalanların ve kendi egolarımızın arkasına saklanmaktan vazgeçelim. 20 yaşındasınız ve okuyorsunuz 25 yaşında biriyle birliktesiniz. Aman birde çok yetenekliyse yandınız. Çünkü kendi egolarını sizin bilmedikleriniz üzerinden tatmin edecektir. Sizse konuşmak yerine hayran hayran bakıcaksınızdır. Telefonu çok fazla çalmamalıdır. Aranızdan evet bende hiç sevmem ne öyle arayıp durmasın diyen sesleri duyar gibiyim. Genelleme yapmak ne kadar doğrudur ama çoğu kadın aranılmaktan,ilgi görmekten hoşlanır. Bu durumda ne kadar doğal oluşumumuzun etkisi varsa toplumunda o kadar etkisi vardır. Ve yüce hazretleri muhakkak çalışıyordur. Yoğundur,yorgundur,zamanı yoktur,o aşk denen safsatayı yaşamıştır,hatta biraz da odunlaşmıştır. Ve bizler duygudan anlamayan odunlardan hoşlanmayız aslında. Neşelisinizdir mesela ama onun ağırlığından dolayı yansıtamazsınız,çocuk ruhunuz vardı ya hani o na elvede deyin artık.Çünkü olmayacak. Haftada bir gün görüştüysen iyi. Aramasanda,aramasada olur gerçi.Yola gidiceksin; o olguna göre vardın mı diye sormak manasız. Merak duygusu yok. Bu böyle uzar gider. Bizler bunları sevmeyiz. Biz sevgi cümlelerini severiz ve ne yazık ki aşk sandığın kör ederse de olmadığımız biri de olabiliriz. Ben ababrtmamak şartıyla bir iki yaş küçükleri deneyin derim. Tecrübeme dayanarak söylüyorum keyifli,eğlenceli,kendiniz olarak yaşıyacağınız ilişkinin başlangıcı olabilir….
Toplumda erkekler tarafından özellikle oluşturulmuş bir erkek egosu yoktur..Aşk değil de eğlence arayan 20 li yaş grupları için gününü gün edip yarına da allah kerim demek moda bugünlerde..Tabii beklentilere bağlı bir durum..Erkeklerin odunlaşmasından bahsediyorsunuz size göre erkeğin ağırbaşlı olması sevdiğine aşırı kıskançlık yapmaması ve olgun davranması ve karşısındakini de olgun bir hanım olarak görmesi odunlaşmak demekse o başka tabii..Vıcık vıcık , cıvık cıvık bir ilişkiyi de erkekler genelde pek sevmezler ve kendilerine de pek yakıştırmazlar….Ciddi ilişkileri iki taraftan birinin yönlendirmesi şekillendirmesi gerekiyor.Ve bunuda erkek tarafının yapması en idealidir.Biz bunları sevmeyiz diyorsunuz.O zaman genç ve hatta daha çocukluktan yeni delikanlılığa geçen grup size uygun olmalı..Bu da ciddi bir ilişkinin yaşanmasının planlanmadığını ima ediyor..Zaten bunuda kendinizden bir kaç yaş küçük erkek bulun gibi bir ifade de bunu kanıtlıyor ama tekrar ediyorum bizler burada okuyucularımızı yanlış yönlendirmemek durumundayız..Acaba bütün hanımlar sizinle aynı fikirdemi ? Karşı cinse bu kadar yüklenmeseydiniz daha mı iyi olurdu ??
Bizim gibi bu tür yazı ve tecrübelerini açıklayan yazarların en dikkat etmesi gereken şeylerden biriside kırıcı olmamaktır.Savunduğumuz fikirleri değil tecrübelerimizi yazmamız gerekiyor.
Bir bayan olarak mavisakal’a katılıyorum. Oluşturulmuş erkek egosu da nedir ya
Hem olgun erkek demek size göre odun erkek demek ki ama benim için aynı şeyi ifade etmemekle birlikte olgun erkek, neyi ne zaman yapacağını bilen ve davranışlarında tutumlu olan insandır. Zaten sizi sevdiğini söyleyip aynı zamanda da sizi aramaya üşenen birisi ise olgun değil ilişkilerinde aşırı serbestliği ilke edinmiş biridir. Üstelik olgunluk yaşla sabit değildir bunu da unutmamak lazım insanın kişiliğini yaşı belirlemez. 20 yaşında ama 30 yaşındaki insandan daha mantıklı düşünen erkekler de var. Doğru erkeği bulabilmek de her bayanın harcı değil elbet ;D
25 yaşında ve odunlaşmış erkek.Güzel, yazarın 10 yıl sonra bu yazdıklarını okumasını isterim.Ya da sadece etrafına bakıp, medeniyetin sürmesini ve hayatta kalmamızı sağlayan bütün bu işleri kaç yaşlarında kişilerin yaptığını düşünmesini isterim.Ve ayrıca kendisine lise öğretmeni olmasını tavsiye ederim.Ama dikkatli olsun çocukların anaları okulu basıp saçını başını yolmasınlar.
bu kadar alınganlık nedendir?insanların yaşam tarzları ve bunları dışardan sorgulamaktır kolay olan.saatlerce üzerlerinde atıp tuttuğumuz hayatları yaşasak ne yapardık acaba.unutmamalı tek bir doğru yoktur…