Selamlar,
Daima içine sıkışıp kaldığım bir tecrübe halinden sizlere bahsetmek isterim. Bu ben daha çocuk yaşlardayken başlayan bir durum olmakla beraber bu zamana kadar devam etti ve daha da devam edecek gibi duruyor.
Tecrübe halimin devamını sağlayan yegane şey insanların sürekli olarak sırlarını benimle paylaşmak istemeleri durumu, kimileri yakın dostlarınız olurken kimileri hiç tanımadıklarınız olabiliyor. Tam bir marko paşa durumu, gönüllü psikolojik destek hattına hoş geldiniz. Bu durumdan hiçbir zaman şikayetçi olmadım, bu durumu hiçbir zaman ahlaksızca kullanmadım. Zannedersem ortalıkta benim gibi olan insanlardan fazla yok ya da diğer insanların paylaşacakları çok sırları var.
Etrafımda tanıdığım herkesin büyük küçük sırrını biliyorum. Karşılığında benden beklenen tek şey ise susmam. Ve ben de öyle yapıyorum. Düşünün ki bütün dertlerinizi bir sandığa koyuyorsunuz ve mühürlüyorsunuz ve bütün ağırlığınızdan bir anda kurtuluyorsunuz.
Bu tür ilişkilerde Dinleyen ve Anlatan ilişkisi çoğu zaman empatik olmamakla beraber monolog olarak kabul edilebilinecek bir iletişim şeklidir. Ucuzdur, etkilidir. Anlatıcı dinleyene öyle bir güvenin ağırlığını yüklemiştir ki dinleyen hayatının hazinesini korur gibi anlatılanları saklamak zorundadır.
Yaşasın mühürlü sandıkların şovalyeleri.
Esen Kalın
Birçok arkadaşım sırrını benimle paylaşır, dertlerini anlatır, çözüm yolları sunarım felan… Harbiden sana katılıyorum tam bir Marko Paşa durumundayım ben de