Beşinci tüp. Edebi açıdan gerçekten iyi denilebilir. Okuyucuya istediğini veriyor. Okunduktan sonra keşke bunu
okumasaydım diyebileceğiniz bir kitap hiç değil.
Ancak kitabı biraz diken üstünde ve huzursuz okuyorsunuz. O insanlara yapılanların dünyanın her hangi bir köşesinde gerçekten de yaşandığını düşündükçe bütün sistemlere bütün herşeye lanet okuyorsunuz.
Kitabın konusuna gelince; Ben Callahan, üzerinde acayip izler bulunan ölü bir adamın kimliğni bulmak zorunda. Ancak bu olay öyle basit bir cinayet vakası değil. Dünyanın çeşitli yerlelerinde ki birbirinden habersiz değişik insanları alakadar ediyor. Ben Callahan bu olay üzerinde ki araştırmalarını ilerlettikçe dokunmaması gereken bazı insanları rahatsız ediyor ve kendini amansız ve acımasız bir maceranın içinde buluyor.
Ne kadar okurken kendimi rahatsız da hissetsem iyi ki okumuşum diyorum. Çevremde belki de yanı başımda ne çaresizce acılar yaşandığını yüzüme vurdu.
Ben bu kitabı bir solukta okudum. Gerçekten okunması gereken bir kitap olduğuna inanıyorum.
Bu kitabı okuduktan sonra, hastaneler ve çevremdeki insanlar hakkında daha farklı düşünmeye başladım.