Tudor Hanedanının çarpık ilişki örgüsü üzerine bir yayın daha. Bugüne kadar Tudorlar üzerine yayınlanmış bütün herşeyi
okumuş veya izlemiş olsamda bu kitabı da okumak için kendime engel olamadım. Neden bilmiyorum. O günlerin koşullarından mı, zamanın tarihi dokusundan veya yaşanan olayların bugün bile daha zor yaşananacağını bildiğmden mi bu Tudorlar da beni çeken bir şey var.
Bu kitap ta diğer bütün Tudor eserlerinde olduğu gibi sekizinci Henry nin bitmek tükenmek bilmeyen egosu ve fettan Anne Boleyn in entrikaları hakkında. Ama yazar burada daha değişik birşey yapmış. Kitabı diğer Boleyn Kızı Mary Boleyn in ağzından anlatmış. Buda benim görüşüm olarak okuyucuya yeni ve ilgi çekici gelen yegane unsur.
Okuken olayları Mary Boleyn in gözünden görüyoruz. Aslında en başında bu unsur beni biraz endişelendirdi. Nede olsa Anne Boleyn gibi bir kadını ikinci bir kişi ağzından anlatmak zor. Ancak kitabı bitirdiğinizde anlıyorsunuz yazarın ne kadar isabetli bir karar aldığını.
Bana göre Boleylerin geri planda kalan kızınında neler yaşadığını anlamam ve Tudorları bir seferde bu açıdan görmek değişik bir tecrübe oldu.
Her zaman ki gibi üslübunda hiç bir sıkıcılık olmayan tek seferde okunacak bir kitap Boleyn Kızı…