Aslında resim kursu benim için çok ilginç bir deneyim oldu diyebilirim. Bir gün oturuyordum. Yapacak düzgün birşey yok. Bende yapacak aktivite düşünmeye başladım. En sonunda bir resim kursuna yazılmaya karar verdim. İşe ilk olarak resim kurslarını araştırmakla başladım. Bana göre en iyisi, bulunduğum şehirin halk eğitim merkezi idi. Hem ücretsiz hem de yararlı. Daha iyi bir fırsat bulunmaz diyerek başvurdum.
Resim kursunda ki ilk günüm de sanırım herşey benim tahmin ettiğim gibi olmadı. Burası öyle bir yer ki kapısından adım atar atmaz çok farklı bir yer olduğunu hissettiriyor.
İçeride ki boya kokusu, o atmosfer sanki insanı başka bir dünyaya gelmiş gibi hissettirriyor.
Aslında çok komik. Oraya ilk günün heyecanıyla süslü püslü ve şık gittim. Ama ne yazık ki yaptığım yanlışı hemen farkettim. Orada ki insanlar tabiri caizse entel denilicek kişiler. Kimse gerçek hayatın güzelliğine, giyime, süse önem vermiyor. Orada kendimi onların arasında başka bir gezegenden gelmiş gibi hissettim.
Ama ne yalan söyleyeyim beni çok iyi karşıladılar. Sanki sıcak bir aile ortamı. Hemen kendimi oraya ait hissettim ki ben kolay kolay böyle hissetmem.
Yani eğer boş zamanları geçirmek ve yeni bir uğraş edinmek istiyorsanız, yapılacaklar listesine resim kursuna eklemenizi tavsiye ederim.
İnsanların sağlık bir yaşam sürdürebilmeleri için uğraşıları(hobi) olması şart. Benim de bir kaç yıl önce keyifle resim yaptığım günler oldu. Hatta İstanbul’da gitmediğim resim galerisi de kalmamıştı. Resim yapmanın çok fazla emek istemesi beni uzaklaştırmıştı. Ta ki, müzikle uğraşana kadar, sonra uzunca bir süre klasik gitar sonrasında akustik ve elektro gitar çalmak(ingilizcede olduğu gibi oynamakta diyebiliriz) ile ilgilendim. Müziğin insan üzerinde etkisi inanılmaz, bana çok katkısı olduğundan eminim. Sonrasında fotoğrafçılık ve bir çok ilgi alanım oldu. Şunu söyleyebilirim, mutlaka özel ilgi alanlarımızı keşfetmeli ve geliştirmeliyiz. Hem sosyal iletişimizde hem de yeteneklerimizi geliştimek üzere büyük önem sahip.