Bugün arabamızda muhakkak olması gereken basit bir teknolojiden bahsedeceğim. Bu konuya nasıl geldik ilk önce onu anlatayım.
Motorun cazibesine kapılıp her yere motorla gitmeye basladığım andan itibaren arabamın ne durumda olduğunu unutmuş olan ben, koltuğa oturup kontağı çevirmeye kalktığımda bana küsen yılların emektar arabası sanki de “get motoruna bin ben götürmem seni” demekte idi. Kontrol panelindeki ışıklar sanki can çekişir gibi bana bakmakta ve ben kendimi düpe düz hain hissetmekteydim.
İlk duygusal şoku atlattıktan sonra yapılabilecekler konusunda akıl yürütmeye başladım.
İkinci yöntem ise sabahtan beridir yazdığım akü takviye kablosudur. Basit bir teknoloji olup iki ayri kablodan oluşmaktadır. uçlarında kıskaçlar mevcuttur. Temel mantalite gereği takviyeyi verecek olan arabanın çalışır durumda olması, kabloların kutuplara göre (-) negatif, (+) Pozitif yerleştirilmesi, takviye alacak olan aracın marşına basılması minimum 5 dk süre ile kendini toparlaması icin süre verilmesi gerekmektedir.Bu olay başınıza herhangi bir yerde gelebilir. Misafirliğe gittin farları açık unuttun gecenin 1′inde araba kullanan birini bulabilirsin ama takviye kablosu olan birisini bulman zor, ya da tatile gittin otelin garajına arabayı koydun ve valla akü boşaldı, sana tamirci çağırırlar ve unutamayacağın bir tatil harcaması yaparsın.
Beni dinleyin arabanzdan akü takviye kablosunu eksik etmeyin.
Bilmişlerin uyarısı eğer aküye çok fazla takviye yaparsan ölürmüş, ben onların yalancısıyım.
İyi yolculuklar