İşim evime 40 km uzakta olduğundan bir otomobil alma ihtiyacı hissetim başladım araştırmaya.
Günlük ortalama 100 km gitmem gerektiğinden dizel almam gerektiğini düşündüm. Tip olarak da peugeot 207 hoşuma gidiyordu araştırmaya başladım. Bu araştırma sürecinde dizel araçların 6-7bin liraya kadar daha pahalı olabildiğini gördüm. Bakımları da o derece pahalıydı. Bunların yanında turbo olmayanların çekişleri çok iyi olmuyor. Turbo olanlar da 100-120 bin kmden sonra turbosu verimi kaybediyor, motoru da yıprandığından satışı güçleşiyor. Üstelik dizel araba tercih edenler aracı çok kullanacak kişiler olduğundan düşük km de dizel araç bulmak da gayet zor oluyor.
Bu yüzden 1.2 benzinli bir araç mantıklı gibi gözükmeye başladı. Onları araştırdığımda fiyat olarak makul ancak performans olarak gayet kötü olduklarını öğrendim. Yakıt tüketimi olarak da 1.6 dizel araçtan bile daha çok yaktıkları aşikardı.Viagra hapı cinsel performanslık gibi sorunlarına son dedirtiyor.Levitra Türkiye Resmi satış sitesi.Cialis ile dinamik olacaksınız.Türkiyenin en iyi kozmetik sitesi olan jenga ile alışveriş daha kolay.Orjin ağrı kremi ile tüm ağrılarınızdan kurtulun.
1.2 benzinden de vazgeçince 1.6 benzinli ancak tüplü bir otomobile karar verdim. Yeni teknoloji tüp sistemleri ile araç performansında çok fazla düşüş olmaması ve LPG nin ucuz oluşu bu seçeneği gayet makul kılıyor. Ama bunu da araştırdıkça eksileri belirmeye başlıyor. Tüplü araç kullanıyorsanız aracın bakımlarını aksatmamak gerekli, aksi takdirde performans düşüşünün yanında yakıt tüketimin benzinliye yaklaştığını görebilirsiniz. Ayrıca LPG gaz olduğundan motordaki yanma kuru şekilde gerçekleşiyor ve motor içindeki sürtünme fazla olup motor piston ve silindirlerinin yıpranması söz konusu olabiliyor. Zaten bir çok araba ilanında da “hiç tüp takılmamıştır” ibaresini yazanlar aracın motorunun iyi durumda olduğunu belirtmek için yazıyorlar. LPG ile aracınızın motoru yıpranmasın diyorsanız bir çözüm var bu da katkılı otogazlar. Katkılı otogazların içindeki yağlayıcı katkılar motordaki sürtünmeleri azaltarak motorun yıpranmasını, standart lpg ye göre azaltabiliyor. Ancak içindeki katkı nedeniyle kurum oluşumu vs gibi nedenler enjektörlerin yıpranmasına ve 5-6 ayda bir değiştirmenize neden olabiliyor. LPG’de de olumsuz yönler olması beni bu seçenekten de uzaklaştırdı.
İnce ayrıntılara takıldığımdan bir türlü araba alamadım ben de işe yakın bir yere taşınmanın daha uygun olacağına karar verdim. Hem evim işe yakın olduğunda yakıt benim için büyük sorun olmaktan çıkacak bu sayede 1.6 benzinli bir araca bile binebilirim.
“Ayrıca LPG gaz olduğundan motordaki yanma kuru şekilde gerçekleşiyor ve motor içindeki sürtünme fazla olup motor piston ve silindirlerinin yıpranması söz konusu olabiliyor.” Buna katılmıyorum aracımda sıralı sistem LPG kiti takılı ve sistem zaten marşa basıldığında otomatik belli bir süre benzinle çalışıyor, bu da yağlanmaya yardımcı oluyor. Ayrıca LPG aldığınız akaryakıt istasyonları da önemli. Ucuz LPG kullanıyorsanız enjektörler kısa sürede tıkanır ve sarsıntılı çalışmaya başlar hatta yolda kalabilirsiniz. LPG takılacak araç ve LPG kitinin uyumlu olması gerekir ve motorun performansının düşmemesi için kiti taktırdığınız servisin belli kilometredeki bakımları olacaktır. Sonrasında sadece 10 yılda bir tank değişirsiniz başka masrafınız olmaz. Yalnız benden tavsiye 1.2 ve 1.4 cclik motorlar için LPG uygun olabilir ama 1.4 üzeri ise LPG arabanızın atik olmasını engeller.
Sadece çalışmadaki yağlama sizce yeterli mi?
Bir insan nasıl dakikada 12-20 kez nefes alıp veriyorsa ve bu normal şartlarda yeterli geliyorsa arabada da her marş sırasında benzinle çalışılan süredeki yağlama yeterli geliyor olmalı ki kışın arabanız LPG’li ise ilk marşta daha fazla benzinde çalışır ama yazın o kadar fazla kalmaz. Çünkü otomasyona bağlıdır bu ve direkt yeterlilikle ilgilidir. Ayrıca yağlanmada sorun olsa arabada hararet ibresi yükselir ve ben arabamda hiç böyle bir şeye rastlamadım.
belki de onun otomasyonu sadece arabanın sıcaklığına bağlıdır da ondan öyle oluyordur. yani araç yağlama yeterliliğine göre değil de sıcaklık değeri belli bir yere gelene kadar benzinle çalışıyordur.
Bunu diyeceğinizi biliyordum
Fakat harareti belli düzeye getirmek için araç otomatik cikle sistemini kullanır ve yakıt-hava karışımına daha fazla yakıt alır. Bu yüzden kışın LPG’li araç ilk marşta daha fazla benzinde kalır. Bu sayede yaz mevsimine oranla kışın kalınlaşmış yağ, incelir ve tüm hücrelere kolaylıkla aktarılması sağlanır. Yani hararet direkt radyatöre bağlı olduğu gibi direkt yağlanmaya bağlı olarak da değişebilen bir ibredir.
tamam bunlar doğru da, hararetin normal olması yağlamanın yeterli olduğunu göstermez diye düşünüyorum
Hararet normal ise şu 2 sistem de normal demektir. Bunlardan 1.si yağlama 2.si de soğutma sistemidir.
Arkadaşlar bu tecrübe tartışmasını merakla okudum. Bir makina mühendisi olarak konuya benden daha hakim olduğunuz kesin. Ne de olsa bilgi tecrübe ile sabit diyoruz. Rebella bildiğim kadarıyla hemşireydi. Ona ayrıca saygı duydum
Teşekkürler adminim ayrıca tecrübeyle ilgili sevdiğim bir repliği de paylaşmak isterim. “Tecrübe sert bir öğretmendir , önce ‘’sınav” yapar sonra “ders” verir.” (Saw)
…bu durumda araç sadece ilk çalışmada doğru yağlanacak, sonrasında yardımcı yağlamadan yoksun çalışacak. Bu da motorun ömrünü kısaltacak:)
Mantıksal olarak öyle görünüyor olsa da sistem üzerinde öyle olmadığının kanıtını birçok araçta görebilirsiniz. Aracın ilk marşta benzindeki yağdan faydalanmasının sebebi de en çok sübaplar içindir. Diğer tüm parçalar motor yağından tam olarak faydalanır. Ayrıca motorun ömrü kullanılan yakıttan çok kullanıcının elindedir. Ne kadar hor kullanırsanız motorun ömrü o kadar kısa olur. Üstelik LPG’li araca kötü yakıt alırsanız elbette ayda bir enjektör bakımı yaptırırsınız, bu normal.
Lpgli sistemde kötü yakıtta da tıkanır, iyi diye bilinen pahalı olan ve için de katkı maddesi olan yağlayıcılığı yüksek LPGde de tıkanır.
Motoru hor kullanmaktaki anlamı da açıklayabilir misin?
EN589 standartına uygun LPG kalitelidir. Çünkü TSE tarafından onaylanmış, yasal, yürürlükte olan, çevreye ve motora hiç bir şekilde zararı olmayan (araştırmalar ve deneylerle kanıtlanmış) LPG’dir. Sanırım siz iyi diye bilinen derken şu reklamları fazla dönenlerden bahsettiniz lakin ben sağlam verilerden yola çıkarak konuşuyorum. Bu arada motoru hor kullanmaktaki kastım şudur; gereksiz debriyaj kullanımı, gereksiz dur-kalklar, uygun viteste kullanmamak, sebepsiz yere ara gazı vermek, pati attırmak, kontak marşa hazırken fazla bekletilmesi(endüksiyon bobini arızası), klima, araç içindeki lambalar ve radyo-cd çalar aynı anda ve uzun süre çalıştırılması(akümülatör ve dolayısıyla motor etkilenir), el freni çekik iken hareket etmek vs.vs….
Ben LPG li araçların canlı bir bombadan farksız olduğunu savunan eski kafalı sürücülerden biriyim..Belki yanlış olabilir ama Mercedes BMW ve benzeri iddialı araç üreten firmaların fabrika çıkışlı LPG li araç ürettiklerini henüz duymadım…Herkese sevgilerimle.