2002 den beri Milli Eğitime bağlı çeşitli köy okullarında kadrolu öğretmenim.Bir çoğunuz bitsin şu kpss’de artık
atanalım neresi olsa giderim dersiniz.(Bende öyle dedim :)))Ama bir daha bu cümleleri derken düşünün.
Şimdi puanınız pek iyi değil ise ve iyi ama yeterli değilse ama atandınız.Gideceğiniz yer yurdumun köyleridir.Sınıfçı değilseniz biraz şanslısınız en azından 8 yıllık bir okula gitme şansınız var.
Sınıf öğretmeni iseniz ve arkanızda dayınız amacanız yok (torpiliniz)sürerler kuş uçmayan köye(neyse ki atandım ya der gidersiniz)
Önce alışma evresi ile başlar.Soba yakmayı öğrenmeniz şart.Bazen tezek sobası yakmayı öğrenmeniz daha da şart. Ülkemizde hala birleştilmiş sınıf var.(hiç az değil sayısı).İki dil bir bavulu izlersiniz bunu daha iyi anlamanız mümkün.
Tabii doğuda bir de bilmediğiniz dilde okuma yazma öğretme derdide bunun cabası.
Benim önerilerim:
Elinizden geldiği değiştirmeye bir şeyler yapmaya çalışın.
Baktınız olmadı o zaman bir kaç durum sizin tayininiz için kapı açar
Benim zamnımda 2002 de ben öğrenim ile tayin aldırıp gelebildim.Bu sayede hem de yüksek lisans ve doktora yaptım.Köy koşulları beni okuttu.Ordaki Çocuklardan okumaya hevesli olanlar gibi benimde yolum iyi ki o köylerden geçti.
Hayatı olgunlaştıran bu deneyimim için şiirim var. Bu köyde yazılmış şiirlerin hikayesidir.
ilk şiirim(asker öğretmen iken doğunun bir köyünde telin arkasında jandarma karakolunda nöbet tutan askerle konuşurken yazıldı.)Otlar saman yığını boklar tezek yığınıdır bu şiirde.
İki Şeyin Düzeni
İki şeyin düzeni var burda
Otlar ve boklar
Alışırsın diyorlar biz alıştık hocam
Bekliyor vatanı görev kutsal
Telin arkasındaki sen önündeki ben
İşte bu düzen
Düzensiz bir düzendeyim
Bende kışlanın dışında nöbetteyim
Doğacak günü sizle bir beklemekteyim.
Selam olsun tüm köy öğretmenlerine ve eğitime emeği geçen öğretmenlerime:)))
1,5yıl birleştirilmiş sınıf okutan biri olarak köy öğretmenliğinde oldukça buyuk tecrübeler yaşadım.Tabi bunlar öğretmenlikten çok yaşam mücadelemdi..
soba nasıl yakılır,fare nasıl kovalanır,çakıllı yolda topuklu ayakkabı ile nasıl yürünür,su borusu donunca nasıl su bulunur….
bende ilkokulumu birleştirilmiş sınıflarda okudum, hatta birleiştirilmiş sınıflarında birleştirilmiş haliydi bizimkisi, bütün okul tek bir sınıfta ders yapıyorduk, 1,2,3 ler sesli ders yaparken 4,5 ler sessiz ders yapıyordu. o zamanlar çocuk aklımız ermezdi bu duruma ama büyüyünce anladım, her sınıfın ayrı ayrı sınıflarda ve her sınıfa başka öğretmenlerin ders vermesi gerektiğini. 5 yılda 5 farklı öğretmenim oldu. biri gelip biri giderdi. ilginç, masum ve güzide yıllarımdı.
Kırıkhan da kırık ayna sayın hocam. Keşkelerle yaşanmamalı elbette. Ama “iyi ki” demek için de çok erken. Halen doğuda görev yapmaktayım. Birgün gelecek iyi ki diyeceğim elbette. O zorlukların içinde hamur gibi yoğruluşumu anımsayacak bazen hüzünlenecek bazen özlem duyacağım. Ama birşeyler yapabilmenin, değiştirebilmenin zevkini tadarak ayrılmak en güzeli olacak.