Sizin kadar olmasın, futbolla haşır neşirimdir. Geçen Galatasaray - Büyükşehir maçını seyrediyorum. Kahvehaneler 3 büyüklerin (Trabzonlular alınmasın ama bu böyle) maçlarında idealdirler. Neyse maç güzel gidiyor. Bir Galatasaray’lı olarak takımımın önde gitmesi de bana maçı izlemem için ayrı enerji de katıyor. Herşey yolunda. Ta ki hakemin hataları maçı katletmeye başlayıncaya kadar.
Bu arada bir tecrübemde şöyle oldu. Büyükşehir taraftarı bayağı varmış yahu. Ben 3 büyüklerden ve Trabzon’dan başka takım tutan insanlarla pek tanışamadım şu zamana kadar. Ama o maçı izlerken Büyükşehir taraftarı sayısı oldukça fazla idi. Neyse Galatasaray’lılar (Evet bende dahil kahvedeki taraftar grubu, ama ben küfür etmiyorum :P) hakemin hatalarına küfrederken arada Galatasaray’lı oyunculara sert giren, faul yapan Büyükşehirli futbolculara da arada göndermelerde bulunuyorlar. Buna Büyükşehir taraftarı 75. dakikaya kadar tahammül gösterselerde 76. dakikada olan oldu ve iki taraf birbirlerine giriştiler. Ben olayları izliyorum. Çünkü maç devam ediyor.
Bir gözüm kaçan pozisyonlarda diğer gözüm kavgada kim galip devam ediyorum izlemeye. Ve sonra kahvehane sahibi araya giriyor ayırıyor kavgayı. Tabi ben bu vesileyle;
Türk halkının gereksiz konularda, gün içinde biriktirdikleri stresi kavga yoluyla dışarı attığını anladım. Daha doğrusu anlamıştım bu düşüncemi kuvvetlendirdim.