Haftasonu istanbulun en şirin semtlerinden biri olan Kanlıca’daydım.Öncelikle bilmeyenler için Kanlıca’yı kısaca tanıtmak isterim.
Deniz kenarında genellikle lüks villalardan oluşan arka planda ise eski mahalle kültürünü koruyan ve eski evlerden oluşan çok şirin bir semt. Bir hafta süren “Nasıl Gidilir”,”Neler Yapılır”,”Ne Yenir Ne içilir” araştırmalarından sonra hafta sonu planımızı yaptık ve yollara koyulduk…
Kanlıca’ya vardığımızda bizi ufak bir meydancık karşıladı.Araştırmalarım sonucu tarihi olduğunu ögrendiğim iskele meydanın süsü gibiydi.meydan ufak olduğu için uzun sürmeyen bir turdan sonra karnımızda acıkmaya başlamıştı.Deniz kenarında kahvaltı yapmak istiyorsanız pek bir alternatifiniz yok iskelenin orada sadece iki tane mekan var.Tabi amaç sadece karın doyurmak olmadığından benim için yeterliydi.Kahvaltıdan sonra iskelede bulunan banklara oturup biraz keyif yapmanızı tavsiye ederim.Eğer yanınızda sevgiliniz.eşiniz vs. varsa şiddetle tavsiye ederim.
Kahvaltıdan sonra ikinci adres Mihrabat Korusu.Güzelliğini anlatmaya gerek yok ufak bir araştırmayla bulabilirsiniz. Ben içindeki tesisten bahsetmek istiyorum.
Ben restorant bölümüne oturmadığım için oradaki fiyatları bilmiyorum.Ama cafe bölümündeki fiyatlar çokta pahalı değildi.Hatta manzaranın yanında ucuzdu bile diyebilirim.
O manzaranın karşısında zamanın nasıl gectiğini anlamıyorsunuz.Kesinlikle görmelisiniz.
Mihrabat Korusu’nda işimiz bittiğinde tekrar meydan indik. Biraz yorulduk ama Kanlıca’ya kadar gidip yoğurt yememek olmaz. Meydandaki büfeden yoğurtları alıp afiyetle yedik.Gerçekten güzeldi.
Gitmek isteyenler için ufak bilgiler;
11H ORTAÇEŞME-ÜMRANİYE
121A BEYKOZ-MECİDİYEKÖY
15 ÜSKÜDAR-BEYKOZ
15A KAVACIK-ANADOLU KAVAĞI
15F KADIKÖY-BEYKOZ
15P ÜSKÜDAR-SOĞUKSU MAHALLESİ
15TY ORTAÇEŞME-HEKİMBAŞI
E-2 BEYKOZ-TAKSİM
Paylaştığınız bu değerli tecrübe için çok teşekkür ediyoruz. Eminim Kanlıca’yı henüz görmemiş olan arkadaşlar için bir ön-tecrübe olmuştur.