Herkesin hobileri ve ilgi alanları vardır elbet. Kimisi kitap okur, kimisi müzik dinler, kimileri sinemaya gider, kimisi ise dans etmeyi sever. İşte şimdi sizlere anlatacaklarım da dışarıdan bakıldığında hiç de zor olmadığını düşündürten cinsten bir dans çeşidi. Yunanlıların severek oynadıkları ‘Sirtaki’. Birkaç gün önce yurtdışından gelen iki Yunanlı arkadaşla (ikisi de kız) tanıştım. Okulumuzun arazi gezisine katılmak istediklerini söylediler ve aradan birkaç gün geçti, kendimizi Bolu’daki bir termal otelde bulduk. Tabii kalabalık bir arkadaş grubuyla gitmenin vermiş olduğu hevesle kral dairelerinden birinde akşamın son dakikalarını alkol alarak ve sohbet ederek geçiriyor ve eğleniyorduk. Ardından bir arkadaşımızın Yunanlı kızlardan birine yapmış olduğu teklif üzerine bizlere Sirtaki öğretmeyi kabul etti ve ekledi: ‘Sirtaki çok kolay hemen kavrayacak ve oynayabileceksiniz.’ Herkes bir heyecan içinde internetten indirilen uygun müzikleri dinlemeye ve büyük bir dikkat içinde Yunanlı arkadaşımızın ayak hareketlerini izlemeye koyuldu. Görünürde gerçekten de çok kolaydı, halay çekmek kadar basit ve sade bir hareketleri vardı. Fakat oynamayı deneyen arkadaşlarımdan bazıları başaramayınca hepsini ayıpladım. Bu kadar kolay bir oyunu nasıl olurda yapamazlar. Hemen ayağa kalktım ve geri çekilip izlemelerini istedim. Müzik başladı ve ilk olarak temel 3 hareketi öğrendim, gayet kolaydı ve basitti. Fakat yaklaşık bir dakika sonra Yunanlı arkadaşımın uyarısı üzerine müziğin birazdan hızlanacağını ve ona ayak uydurmaya çalışmam gerektiğini işittim. Kendime olan güvenimden ve herkese bir şeyleri kanıtlamak adına çıkmış olduğum meydanda müziğin hızlanması ile ayaklarımın birbirine dolandığını hatta birkaç hareketin sonunda takılıp düşmemle kahkahaların arasında sahne perdesinin kapandığını gördüm. İşte bu andan itibaren edinmiş olduğum bu tecrübeyle Sirtaki’nin hiç de göründüğü gibi olmadığını anladım. Fakat bunun peşini bırakmayacağımı da sözlerime eklemek isterim.
Sirtaki öğrenmeye Selanik’e gitmeye karar verdim